Glioblastom (WHO Grade 4 astrositom, IDH-wild type), yetişkinlerde görülen en sık ve en agresif primer malign beyin tümörüdür. Beynin destek hücrelerinden (glial hücreler) kaynaklanır ve çevre beyin dokusuna yaygın şekilde infiltre olur; bu nedenle net bir sınırı veya kapsülü yoktur. Bu infiltratif büyüme paterni, tümörün görünürde tamamen çıkarılmış olsa bile mikroskobik uzantılarının çevre dokuda kalabilmesi anlamına gelir. Birinci basamak tedavi hemen her zaman ameliyat olsa da, bu nedenlerle tedavi tek başına cerrahiyle sınırlı kalmaz.
Genellikle hızlı ilerler, belirtiler çoğu zaman haftalar içinde ortaya çıkar. Kesin tanı ve tedavi planı, ameliyat sırasında alınan dokunun patolojik ve moleküler (genetik) incelemesiyle netleşir.
Belirtiler genellikle hızlı ilerler ve tümörün yerleşimine bağlı olarak değişir. Sık görülen bulgular arasında şunlar yer alır.
Kontrastlı MR standart tanı aracıdır ve genellikle karakteristik bir görünüm sergiler (halka tarzı kontrastlanma, merkezde nekroz, çevresinde belirgin ödem). Ayırıcı tanıda (lenfoma, metastaz, apse) gerektiğinde perfüzyon MR veya MR spektroskopi kullanılır. Kesin tanı, ameliyat sırasında alınan dokunun hem patolojik hem de moleküler (IDH mutasyon durumu, MGMT metilasyon durumu ve diğer genetik belirteçler) incelemesiyle doğrulanır, bu bilgi tedavi planını doğrudan yönlendirir.
Glioblastom tanısı konan hastalarda standart yaklaşım tartışmasız şekilde ameliyattır; cerrahi rezeksiyon her zaman ilk seçenektir. Biyopsi yalnızca tümörün güvenli şekilde ameliyat edilemeyeceği durumlarda gündeme gelir.
Birinci basamak olarak cerrahi tedavide, tümör sınırlarını daha net tespit etmek için nöronavigasyon, floresan yöntemler (immün floresein, 5-ALA) ve intraoperatif ultrason gibi ileri yöntemler kullanılır. "Kelebek tümör" olarak tabir edilen (korpus kallozum yoluyla iki hemisferi tutan) glioblastomlarda dahi öncelikle cerrahi rezeksiyon düşünülebilir. Ameliyatı, 6 haftalık eşzamanlı radyoterapi ve temozolomid kemoterapisi, ardından yaklaşık 6 ay süren adjuvan temozolomid kürleri izler.
Derin veya kritik yerleşimli tümörlerde ya da düşük performans durumu/ileri yaşta, güvenli tam rezeksiyon riskli olabilir. Bu durumda stereotaktik biyopsi ile tanı doğrulanır, ardından yaşa ve genel duruma göre standart veya kısaltılmış (hipofraksiyone) radyoterapi ve kemoterapi planlanır.
Nüks veya progresyon durumunda, tümör yeniden değerlendirilir; yeniden ameliyat, tümör tedavi edici alanlar (TTFields), ikinci basamak kemoterapi veya klinik çalışmalar gündeme gelebilir.
Glioblastom için kararın nasıl verildiğini ve tipik bir tedavi sürecinin nasıl işlediğini inceleyin.
Kontrastlı MR, tümörü ve çevre yapılarla ilişkisini belirler; gerektiğinde perfüzyon MR veya MR spektroskopi ayırıcı tanıya yardımcı olur.
Tümörün konumu, boyutu, hastanın yaşı ve genel performans durumu birlikte değerlendirilir; radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji ekipleriyle görüşülür.
Buradan itibaren önerilen yol, tümörün yerleşimine ve hastanın genel durumuna bağlıdır. Detayları görmek için bir profile dokunun.
Tedavi süresince ve sonrasında düzenli MR takibi ile tümörün kontrol altında olduğuna emin olunur.
Görüntüleme (MR/BT), laboratuvar tetkikleri, anestezi onayı ve nöronavigasyon planlaması yapılır; gerekli durumlarda uyanık cerrahi ve beyin haritalaması gündeme gelebilir.
Tümör sınırlarını daha net tespit etmek için nöronavigasyon, floresan yöntemler (immün floresein, 5-ALA) ve intraoperatif ultrason gibi ileri yöntemler eşliğinde maksimal güvenli rezeksiyon uygulanır. Büyük tümör veya riskli yerleşim gibi durumlarda hasta ameliyat gecesi yakın takip amacıyla yoğun bakımda izlenir; sonucu doğrulamak için ameliyat sonrası erken MR çekilir.
Nörolojik muayene tekrarlanır, ağrı kontrolü sağlanır ve hasta yakın gözlem altında kademeli olarak mobilize edilir; bu erken dönemde gelişebilecek nörolojik değişiklikler yakından izlenir.
Nörolojik muayenesi stabil olan hasta önerilerle eve taburcu edilir.
Patoloji sonucu yaklaşık 1 hafta içinde netleşir; moleküler/genetik test sonuçları (IDH, MGMT metilasyon durumu) ise yaklaşık 4 hafta içinde tamamlanır. İlk sonuçlarla birlikte radyasyon onkolojisi ekibiyle görüşülerek ek tedaviler planlanır ve başlanır.
6 haftalık eşzamanlı radyoterapi ve temozolomid kemoterapisi uygulanır, ardından yaklaşık 6 ay süren adjuvan temozolomid kürleri ve düzenli MR takibi ile devam edilir.
Tipik, komplikasyonsuz bir vaka için gösterilmiştir. Kişiye göre tedavi süreci değişebilir.