Kesi yok, görünür iz yok, burun tamponu yok. Burun içinde yapılan ameliyat sonrası birçok hasta ertesi gün taburcu edilir.
Hipofiz bezi, beynin tabanında, optik kiazmın hemen altında yer alır ve vücudun hormon dengesini kontrol eder; steroid hormonları, büyüme hormonu, prolaktin, tiroid hormonları ve üreme fonksiyonlarının hepsi buradan geçer. Hipofiz tümörü (adenom), neredeyse her zaman bezin kendisinin iyi huylu bir büyümesidir, kanser değildir. Tümörler farklı şekillerde sınıflandırılabilir: boyutuna göre mikroadenom (10mm altı) ve makroadenom (10mm ve üzeri) olarak; fonksiyonuna göre ise bazıları fazla hormon üreten ("fonksiyonel"), bazıları hormonal olarak sessiz ("non-fonksiyonel") tümörler olarak ayrılır, non-fonksiyonel tümörlerde sorun yalnızca boyut büyüdüğünde ortaya çıkar.
Birçok non-fonksiyonel tümör, tamamen başka bir nedenle yapılan görüntülemede tesadüfen bulunur, ya da optik kiazmı baskılayıp görmeyi etkileyecek kadar büyüdüğünde fark edilir.
Belirtiler, tümörün hormonal olarak aktif olup olmadığına ve boyutuna bağlıdır. Sık görülen bulgular arasında şunlar yer alır.
Hipofize özel protokolle çekilen MR (sıklıkla dinamik hipofiz MR'ı olarak adlandırılır) standart görüntüleme testidir. Ön hipofiz hormon paneli (prolaktin, büyüme hormonu/IGF-1, kortizol/ACTH, tiroid ve üreme hormonları) tümörün fonksiyonel olup olmadığını belirler. Tümör belirgin boyutlara yaklaştığında formal görme alanı testi de eklenir.
Hipofiz adenomlarında öncelikli olarak cerrahi tedavi gerekse de, her hipofiz adenomunun ameliyat gerektirdiğini söylemek doğru olmaz. En doğru tedavi seçeneği için adenomun hormonal açıdan fonksiyonel olup olmadığı, boyutu, görmeyi etkileyip etkilemediği, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir.
Cerrahi (endoskopik, endonazal), hipofiz tümörlerinin büyük çoğunluğu için doğru ilk adımdır. Non-fonksiyonel makroadenomlar, görmeyi etkileyen her tümör, prolaktinoma dışındaki hormonal aktif tümörler ve boyuttan bağımsız olarak kanama veya önceki kanama belirtisi gösteren tümörlerde genellikle birinci seçenek olmalıdır. Çoğu hasta için cerrahi, son çare değil başlangıç noktasıdır.
Prolaktinoma, genellikle farklı tedavi edilen tek tiptir: bazı küçük prolaktinomalar önce ilaç tedavisine iyi yanıt verir; bir dopamin agonisti, ameliyat olmadan tümörü küçültüp prolaktini normale döndürür. Prolaktinoma çok büyükse veya ilaca yanıt vermiyorsa yine de cerrahi kullanılır.
Gözlemin rolü sınırlıdır. Yalnızca görme veya hormon düzeylerini etkilemeyen bazı küçük, non-fonksiyonel tümörler için geçerlidir; bunlar doğrudan tedavi edilmek yerine periyodik MR taramalarıyla takip edilir.
Hipofiz tümörü için kararın nasıl verildiğini ve tipik bir cerrahi sürecin nasıl işlediğini inceleyin.
Dinamik hipofiz MR'ı tümörü belirler; tam bir hormon paneli ve gerektiğinde formal görme alanı testi tabloyu tamamlar.
Endokrinoloji ve göz hastalıkları, beyin cerrahisiyle birlikte hormonal durumu, görme üzerindeki etkiyi ve en iyi yolu belirlemek için değerlendirmeye katılır.
Buradan itibaren önerilen yol, klinik tabloya bağlıdır. Detayları görmek için bir profile dokunabilirsiniz.
Hangi yol izlenirse izlensin, ameliyat sonrasında hormon düzeyleri yakından takip edilir; belirli aralıklarla yapılan endokrinoloji kontrolleri ve görüntüleme, tümörün kontrol altında kaldığını doğrular.
Dinamik hipofiz MR'ı, tam hormon paneli, endokrin konsültasyonu ve görme alanı değerlendirmesi.
Tümör, burun yoluyla endoskopik olarak çıkarılır. Kesi yoktur, burun tamponu kullanılmaz. Sonucu doğrulamak için aynı gün MR kontrolü yapılır. Hipofiz adenomu hastalarında genellikle yoğun bakım takibi gerekmez.
Ameliyatta BOS kaçağı yoksa, ön hipofiz hormon düzeyleri kontrol edilir ve hasta gün içinde taburcu edilir.
Hormon düzeyleri yeniden kontrol edilir ve endokrin konsültasyonu her şeyin stabil olduğunu doğrular.
Her şeyin yolunda olduğunu doğrulayan son kontrol. Uzun dönem takip planı netleştirilir. Hasta uçakla seyahat edebilir. Ameliyattan sonra yaklaşık 10 gün kalmak, uçuşu daha rahat hale getirir.
BOS kaçağı olmayan tipik bir vaka için gösterilmiştir. Beyin omurilik sıvısı kaçağı olursa (daha büyük tümörlerde daha sık görülür), lomber drenaj gerekebileceğinden kalış süresi yaklaşık bir haftaya uzayabilir.